Atina-Tiran hattında gerilim tırmanıyor: Tutuklu belediye başkanına hapsi cezası

LEFKOŞA – Arnavutluk makamları tarafından ‘oy satın almak’ ile suçlanan, hakkındaki suçlamalar nedeniyle görevine başlayamayan Helen asıllı Himarra Belediya Başkanı Fredi Beleris, iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hakkındaki hapis kararı Yunanistan’da infial yaratırken, Beleris duruşmaları ‘sahte yargılama’ olarak niteledi. Yunanistan daha önce Arnavutluk hükümetine Beleris’e yönelik suçlamaları düşürme çağrısı yapmış ve davanın Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik müzakerelerini engelleyebileceği uyarısında bulunmuştu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın özel bir ekip ile takip ettiği duruşma kapsamında Beleris, Mayıs 2023’te Arnavutluk’taki yerel seçimlerden iki gün önce, oy satın alma suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Bölge savcısı tarafından sevk edildiği Vlora’daki mahkeme, davaya bakmaya yetkili olmadığını beyan ederek davayı Yolsuzlukla Mücadele Özel Savcılığı’na göndermişti. Bu süreçte Beleri, gözaltında tutulmaya devam etti. Arnavutluk’taki AB Delegasyonu da davayı yakından takip etti.

‘SAVCILIK, POLİSİN HATALARINI ÖRTBAS ETMEYE ÇALIŞIYOR’

Beleris, mahkeme sürecinde sunduğu savunmasında “Onurlu savcılar gururla siyasi üstlerine görevin başarıyla tamamlandığı mesajını gönderebilirler” yorumunda bulunarak savcılığın bulgularına itiraz etmiş, bunların ‘açıkça asılsız yalanlardan oluştuğunu, savcılığın Arnavutluk polisinin hatalarını ve yanlışlarını örtbas etmeye çalıştığını’ ileri sürmüştü.

Savunmasında, “Tüm kararlarınız siyasi kararlardı. Yemin töreni için özel izin verilmemesi de yetkileri aşan siyasi bir karardı. Kararın bu kısmı Temyiz Mahkemesi tarafından reddedildi” ifadelerine yer veren Himarra’nın seçilmiş belediye başkanı daha önce de AB ve ABD’nin Arnavutluk büyükelçilerine bir mektup göndermişti.

‘AVUKATIMLA İLETİŞİM KURAMADIM’

News247 isimli haber sitesine göre hapis cezası kararı ile ilgili olarak Beleri’nin kardeşi Leonardo Beleri, “Mücadelemiz devam edecek, bir sonraki adım mahkemenin kararını temyiz etmek olacak” açıklamasını gerçekleştirdi.

Hakkındaki kararın açıklanmasından sonra Yunanistan ve Arnavutluk basınına konuşan Fredi Beleri ise, ifadeleri kullandı: “Bu sahte bir duruşmaydı. Sahte bir sabıka kaydıyla, hiçbir kanıt olmadan, polis tarafından para ödenen biri dışında hiçbir tanık olmadan, ‘atanmış’ bir yargıçla, avukatımla iletişim kurmadan cam bir kafeste, bugün Arnavutluk mahkemesi beni iki yıl hapse mahkûm etti.”

Himarra’nın seçilmiş Belediye Başkanı ayrıca şunları ekledi: “Benim suçum, biz Himarralıların ata topraklarımızın efendisi olmayı talep etmemiz. Benim suçum, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın planlarına karşı Himarralı hemşerilerimin beni belediye başkanı seçmesidir. AB ve ABD, bizim için istediğiniz adalet bu mu? Yurttaşlarım adına adalet ve demokrasi için mücadelemi sürdüreceğim. Er ya da geç adaleti bulacağım. Bu davanın sonuna ulaşmak için ne kadar gerekiyorsa o kadar sabrım var.”

BAKANLIK EKİBİ AB VE BM’YE GİDECEK

Beleris’e verilen hapis cezası Atina’yı harekete geçirdi. Yunanistanlı diplomatik kaynaklar, konu ile ilgilenen Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki ekibin önümüzdeki saatlerde gelişmeyi BM ve AB gündemine taşıyacağı bilgisini paylaştı. Aynı kaynaklar, Arnavutluk’un AB’ye üye olma hedefi güttüğünü, bu hedefin hayata geçmesinin demokrasi ve hukuk devleti kurallarına uymaktan ve iyi komşuluk ilişkilerinden geçtiğine dikkat çekti.

‘YARGILAMANIN TARAFSIZLIĞINA İLİŞKİN ENDİŞELER ARTTI’

Bu arada Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, yeni gelişme hakkında kısa bir yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, şöyle denildi:

“Bugün, Arnavutluk mahkemesi tarafından Himarra’nın seçilmiş belediye başkanı Fredi Beleri’ye verilen mahkumiyet kararı, yargılamanın tarafsızlığına ilişkin endişeleri artırmaktadır. Yargı kararlarının seçici bir şekilde uygulanması hukukun üstünlüğü ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Yunanistan hükümeti davayı yakından takip edecek ve ikinci yargı merciinde adil ve tarafsız bir kararın çıkmasını dört gözle bekleyecektir.”

ATİNA’NIN BEKLENTİSİ VE ÇEKİNCELER

Aynı saatlerde Yunanistan hükümetine yakın medya kuruluşlarından da benzer yorumlar gündeme yansıdı. Kathimerini’de yayınlanan bir haberde, şu ifadeler kullanıldı:

“Beleri’nin bugün Tiran mahkemesi tarafından mahkum edilmesi sürpriz olmadı. Aksine, beraat etmesi sürpriz olurdu çünkü bu durumda karar Edi Rama için bir siyasi fiyasko olacaktı. Rama’nın sözde bağımsız yargısı Beleri’yi ve onu destekleyenleri haklı çıkaracaktı. Rama’nın kişiliğini bilenler için bugünkünden farklı bir hukukî gelişme olamazdı.”

Gazeteye göre, davanın İstinaf Mahkemesi aşaması oldukça önemli. Mahkeme, cezayı tutukluluk süresine ‘eşit’ olacak şekilde indirip Beleri’yi serbest bırakabilir ya da ev hapsine çevirebilir.

GERİLİMİN ULUSLARARASI BOYUTU

Beleris meselesindeki son gelişmeleri Kathimerini için irdeleyen akademisyen Konstantinos Filis, meselenin uluslararası boyutlarına odaklandı. Deniz yetki alanlarının belirlenmesinin yanı sıra Kosova meselesinin ilişkileri gölgelediğini yazan Filis, şöyle devam etti:

“Arnavutluk birkaç yıldır belli ülkelerin etkisi altında, tabii ki Amerika Birleşik Devletleri’nin etki alanında ama Almanya, İtalya ve Türkiye gibi Avrupa devletleri de Tiran’da güçlü bir söz hakkına sahip. Belli ki Berlin ve Roma, Tiran’a gerektiğinde Yunanistan’ın vetosunu geçersiz kılacağına ya da daha iyi bir ifadeyle Yunanistan’a Arnavutluk’un Brüksel’le yürüttüğü katılım müzakerelerini engellememesi için baskı yapacağı yönünde mesajlar gönderiyor.

Geçtiğimiz haftalarda Arnavutluk, Türkiye ile bir askeri iş birliği anlaşması imzaladı ve Batı Balkanlar’daki ilk NATO hava üssünün açılışını yaptı (ayrıca bir deniz üssü de tartışılıyor) ve Türk insansız hava araçları Bayraktar TB2’leri teslim almaya başladı. Mart sonunda ise Anayasa Mahkemesi’nin yeşil ışık yakmasının ardından Parlamento, Arnavutluk topraklarında göçmen kabul merkezleri kurulması için İtalya ile yapılan anlaşmayı onayladı. Tüm bunlar Tiran’ın bölgesel çalışmalarda öncü bir rol üstlenme ve Yunanistan’ın Avrupa perspektifinin önüne engeller koymasının önüne geçmesi yönündeki adımlar anlamına geliyor.”

Atina’daki Panteion Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Beleris’in Arnavutluk’taki sicili kabarık. Mart 1995’te Beleris, Yunan sınır muhafızları tarafından Yunanistan-Arnavutluk sınırı yakınlarında kalaşnikof silahlarla yakalan Arnavutluk’taki bir askeri hedefe saldırı planladıklarına inanılan yedi kişiden biriydi.

Tutuklanan kişiler , yasadışı silah bulundurmaktan 18 ila 20 ay hapis cezasına çarptırıldılar. Bu gelişmeden sonra Beleris’in Yunanistan aşırı sağı ile ilişkileri sürdü. Sol basın son yıllarda bu ilişkileri yeni kanıt ve beyanlarla gündeme taşıdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir